Kategoriler
Genel

İstanbul’daki Kuleler Ve Unutulmaz Tarihleri


İstanbul zengin tarihe sahip bir şehir ve bu durum mimarisine de yansıyor. Yüzyıllar boyunca birçok farklı kültüre ev sahipliği yapan şehrin bu yönü doğal olarak mimarisinden de okunabiliyor.

Yüzyıllar boyunca birçok farklı kültüre ev sahipliği yapan şehir, modern ve geleneksel mimarisiyle kendine hayran bırakıyor. Modern mimari, şehrin silüetini çevreleyen gökdelenlerde görülebilirken bir yandan da yüzyıllar öncesine dayanan camilerde ve diğer yapılarda geleneksel mimariyle karşılaşılabiliyor.

Sayılabilecek birçok yapısının yanı sıra İstanbul kendine has tarihi olan birçok kuleye de sahip. Bu kulelerin en ünlüsü 1348 yılında inşa edilen Galata Kulesi. Kule aslında şehri işgalcilerden korumak için bir gözetleme kulesi olarak inşa edilmiş. Bugün kule popüler bir turistik yer ve şehrin muhteşem manzarasına sahip.

İstanbul’daki bir diğer ünlü kule ise Boğaz’ın ortasında yer alan Kız Kulesi. Kız Kulesi nerede dendiğinde verilebilecek cevap tam da bu denebilir. Kule 12. yüzyılda karaya uzak şekilde inşa edilmiş ve deniz feneri, gözetleme kulesi ve sığınma yeri gibi çeşitli amaçlarla kullanılmış. Bugün ise hem oldukça popüler bir restoran hem de şehrin ve boğazın muhteşem manzarasını sunan İstanbul’un bir diğer tarihi yapısı.

Daha birçok kulesi ve tarihî yapısıyla kendine hayran bırakan şehir kültürel zenginliğini neredeyse her adımda hissettiriyor. Her birinin ayrı hikâyesi olan İstanbul kulelerine gelin yakından bakalım. 

İstanbul’un Tarihi Kuleleri

İstanbul’un kuleleri sadece tarihinin değil, kültürünün de bir resmi. İster tarih ister kültürle ilgileniyor olun, İstanbul’un kuleleri sizi kesinlikle etkileyecek özelliğe sahip.

İstanbul, yüzyıllardır ayakta duran birçok tarihi kulenin ev sahibi. Bu kuleler, şehrin ve siluetinin eşsiz manzarasını oluştururken ziyaretçilerine de unutulmaz anlar vaat ediyor. İstanbul’u tanımayı ve şehri deneyimlemenin benzersiz bir yolunu arıyorsanız, birçok tarihî kulesinden birine mutlaka göz atmalısınız. 

Peki bunun için nereye gitmeli? Birkaçına göz atalım.

Beyazıt Kulesi

İstanbul Üniversitesi’nin Merkez Kampüsü içinde yer alan Beyazıt Kulesi yangınları gözetlemek ve haber vermek amacıyla 1749 yılında inşa edilmiştir. İstanbul’un Beyazıt semtinde yer alan bu kule 85 metre yüksekliğine sahiptir ve başlangıçta ahşap olarak inşa edilmiştir. Ancak 1756’da Cibali yangınında kulenin büyük hasar almasıyla yeniden inşasına karar verilmiştir.

1826’da yeniden yapılan kule, yeniçeri ayaklanmasında tekrar yanmıştır. Beyazıt Kulesi 1828 yılında üçünçü kez yaptırılmıştır. Yapımını mimar Senekerim Balyan üstlenmiştir. Beyazıt Yangın Kulesi üç bölümden oluşur. Bu bölümler nöbet katı, işaret katı ve sancak katıdır. 

O dönemde yangınlar Beyazıt Kulesi‘nden gündüzleri, sarkıtılan sepetlerle geceleri ise fener yakılarak haber verilirmiş. Uzun yıllar itfaiyeciler tarafından kullanılan Beyazıt Kulesi artık bu amaçla kullanılmasa da günümüzde hâla meteorolojik gözlemlerin yapıldığı bir yapı olarak ayakta duruyor.

Geceleri farklı renklerde aydınlatma yapılan kule bu ışıkların belirttiği anlamlara göre İstanbullulara ertesi günün hava tahminin duyurulması için kullanıldı. Kulenin mavi renkte aydınlatılması ertesi gün havanın açık olacağını haber verirdi. Yeşil yağmuru, sarı sisi ve kırmızı karı haber vermek için kullanılan renklerdi. Bu uygulamaya 1995 yılında son verildi. 2010 yılında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle tekrar başladı.

Eşsiz güzellikte bir konuma sahip olmasıyla da kule günümüzde, özellikle de fotoğraf severlerin İstanbul’un panoramik görüntülerinin çekimi için değerlendirilebilecek en güzel noktalardan biri.

Dolmabahçe-Tophane ve Yıldız Saat Kuleleri

Sultan II.Abdülhamid’in halk arasında daha çok bulunma arzusuyla yaptırdığı kulelerdir. O dönemde Sultan II.Abdülhamid’in isteğiyle kamusal yapılara yönelmesinin ürünü olan Saat Kuleleri inşa edilmiştir. 

Boğazın kıyısında Kız Kulesi ile çerçevelendiğinde eşsiz bir görüntü sergileyen Dolmabahçe Saat Kulesi, 1800’lü yılların sonunda Balyan ailesinin mimari dokunuşlarıyla inşa edilmiştir.

Dolmabahçe Saat Kulesi barok, neoklasik, ampir üslup öğelerine sahipken, Yıldız Sarayı’nın yakınında olması sebebiyle devlet için daha çok prestije sahip olan Yıldız Saat kulesi ise eklektik bir tarzda inşa edilmiştir. 

1900’lü yılların başında Abdülmecid tarafından inşa ettirilen Tophane Saat Kulesi, Nusretiye saat kulesi olarak da bilinir. Kulenin üzerinde Abdülmecid’e ait bir tuğra yer almaktadır.

Galata Kulesi

Galata Kulesi, İstanbul’un en popüler turistik yerlerinden bir tanesi. Galata Kulesi ne zaman yapıldı sorusunun cevabı olan 1348 yılında yapılmış bir ortaçağ taş kulesi olan bu yapı, İstanbul’un Galata semtindedir. Kule, şehrin muhteşem manzarasını ziyaretçilerine sunar. Kule günümüzde ayrıca bir restorana da ev sahipliği yapmaktadır.

MS 507 yılında bir deprem Konstantinopolis şehrine ciddi hasar verdi. İmparator Anastasius, gelecekteki depremleri tespit etmek için yerine yeni bir kule inşa edilmesini emretti. Böylece Galata Kulesi inşa edilmiş oldu.

MS 528 yılında yapımı tamamlanan yeni kuleye, yapıldığı bölgeden dolayı Galata Kulesi adı verilmiştir.

Galata Kulesi, kısa sürede hem sakinler hem de ziyaretçiler için popüler bir yer hâline geldi. Şehrin ve çevredeki bölgenin muhteşem manzarasını sunmasıyla bilinen bu yapı tarihte çok çeşitli amaçlar için de kullanıldı.  

1348 yılında Galata Kulesi’ne yıldırım çarpmasıyla kule ağır hasar gördü. 1349’da yeniden inşa edildi, ancak yıldırım düşmesinin neden olduğu hasar hiçbir zaman tam olarak onarılamadı.

1717’de kulede bir yangın çıktı ve üst katların çoğuna büyük hasar verdi. Ardından İstanbul önemli simgelerinden biri olan bu kule 1718 yılında onarılarak yeniden ziyarete açıldı.

1875 yılında meydana gelen depremde Galata Kulesi bir kez daha hasar gördü. Bu sefer hasar o kadar şiddetliydi ki kulenin tamamen yeniden inşa edilmesi gerekti. 1876 ​​yılında onarımı tamamlanan kule aynı yıl tekrar ziyarete açıldı.

Bugün Galata Kulesi, İstanbul’un en popüler turistik mekânlarından biri. Ziyaretçiler, şehrin tepesinden muhteşem manzarasının keyfini çıkarabilir veya mimarisine daha yakından bakmak için asansöre binebilir. 

İsminden de anlaşılabileceği gibi Galata Kulesi hangi semtte diye sorulduğuna Galata cevabı verilebilecek kule, Ziyaretçilerine unutulmayacak anlar yaşatmasıyla da çok sevilen yerlerden biri. 

Bu özel yapı tarihi ve kendine has özellikleriyle İstanbul’u tanımak isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken noktalardan bir tanesi. Efsanesiyle aşıkları kendine çeken, rotasını ona çizenleri, yolu düşenleri, hatta uzaktan görenleri dahi kendine hayran bırakan Galata Kulesi’ni dilerseniz sofralarınıza da taşıyabilirsiniz. Karaca’nın özel tasarımlı Galata Kulesi pasta takımını davetlerinizde kullanabilir şehrin büyüsü eşliğinde sevdiklerinizle sohbet ederken bir yandan da eşsiz akşamlara sahip olabilirsiniz.

Kız Kulesi

Boğaz manzarasının vazgeçilmez yerlerinden biri de kuşkusuz mutlaka her görenin dikkatini çeken Kız Kulesi’dir. Salacak açıklarındaki küçücük bir adanın üzerine inşa edilmiş olan kule, pek çok efsaneye konu olmasıyla da oldukça ünlü bir yapıdır. Bunlardan biri ve en bilineni, Leandros efsanesi’dir. Aralarındaki denize meydan okuyan âşıklar Leondros ve Hero’nun hikayesi trajediyle bitse de efsaneleri günümüzde hâla hatırlanır ve anlatılır.

Hâla bilinen ve birçok kişinin anlatmaya devam ettiği Kız Kulesi efsanesinde fırtınalı bir gecede, Leondros, kulede ışık yandığını görünce sevgilisi Hero’nun kendisini çağırdığını düşünür. Bu çağrıya gitmeye karar veren Leondros sevgilisine ulaşmak için denize atlar. Oysaki bu kez ışığı yakan Hero değil, âşıkların her gece gizlice buluştuğunu anlayan bir başkasıdır ve Leondros’un denize atladığını gördüğünde ışığı söndürüverir. Leondros karanlık gecede boğazın dalgalarına yenilir; bunun acısına dayanamayan Hero ise kuleden atlayarak hayatına son verir. Efsanenin sonunda ise âşıkları her daim hatırlamak adına kulenin olduğu yere bir deniz feneri yapılır.

Kız Kulesi ne zaman yapıldı sorusu ise oldukça eski dönemlere dayanan bir cevaba sahip. Tarihi MÖ 24 yılına dek uzanan Kız Kulesi, uzun yıllara meydan okuduğu süreçte çeşitli amaçlara da hizmet etti. Savunma Kalesi, sürgün istasyonu, hapishane, karantina odası, radyo istasyonu, vergi noktası ve deniz feneri olarak kullanıldı.

Kız Kulesi nerede sorusu bu ünlü kuleyle ilgili en çok sorulan sorulardan birisi. Üsküdar’ın sembolü olan kule, 2000 yılında özel bir şirket tarafından restore edildikten sonra kafe ve restoran olarak hizmete açılmıştır. Kule, İstanbul’un en tanınmış yerlerinden biridir ve popüler bir turizm merkezidir.
Şehrin büyüsüne büyü katan Kız Kulesi’nden ilhamla tasarlanan Kız Kulesi Yemek Takımı ise tam da bu sebeplerle sofralarınıza taşımak isteyebileceğiniz bir Karaca ürünü. Kız Kulesi’ni, İstanbul’un bu çok önemli tarihî ve kültürel simgelerinden birini dilerseniz sofralarınıza taşıyabilir, sergileyebilirsiniz. Böylece bu özel hissi yalnızca gidip görerek değil sofralarınıza şıklık katarak da deneyimleyebilirsiniz.

Exit mobile version