Kategoriler
Sofra

Tarih Öncesinden Bugüne Kristal

null

Kristal deyince ışığa tutunca küçük gökkuşaklarına kaynaklık eden her türden züccaciye aklımıza gelse de kelimenin birebir sözlük anlamı camla sınırlı değil. Öncelikle sözcüğün telifi tabii ki Antik Yunan’da. Hem buz, hem de kaya kristali anlamına gelen “krustallos” kelimesinin “buz gibi soğuk” anlamındaki “kruos” kısmından türetilmiş…

Birçok katı maddenin damarlarında kristal özelliği bulunabiliyor; metaller, alaşımlar, mineraller, seramikler ve akla gelebilecek birçok katı madde kristal özelliği gösterebiliyor. Bileşiği, molekül, atom ve iyon yığınları keskin geometrik özellikler gösteren bütün katı maddeler kristal kapsamına girebiliyor.

Ne var ki katı maddelerin bu en göz alıcı halinden Antik Yunan’dan da önce etkilenip kültürlerinin bir parçası haline getiren başka uygarlıklar da var. Çalışmalar kristalin ilk kullanıldığı uygarlık olarak Sümerlere işaret ediyor.

Mezopotamya’nın Antik Çağ’daki hâkimleri, bu cazip taşları büyü formüllerinde kullanıyor. Dahası kristalin Sümer mitolojisindeki yerini bulmak için üstünkörü bir araştırma bile kâfi. Annunakilerin yani Sümer tanrılarının, evrenin sırrını barındırdığına inandıkları mavi taşların safir kristalleri olduğuna dair bir inanış söz konusu…

Başka bir deyişle, falcı deyince akla ilk gelen aksesuarlardan kristal kürenin, hayatın sırlarını gösterdiğine dair inanç için çok da uzaklara gitmeye gerek yok. Antik Mısır’da ise kristal taşlar, mücevherat, tıp ve kozmetik alanında karşımıza çıkıyor. “Galena” olarak adlandırılan kristal tozundan fara temel olan bir pudra elde ediliyor.

Sümerlerden başlayıp hala tüm dünyada devam eden kristal kullanımı günümüzde de yaygın olarak ev ürünleri ve züccaciye sektöründe kullanılmaya devam etmektedir. Karaca, en özel kristal bardak setlerini özenli ve ince bir işçilikle oluşturup sizlere sunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir